Espark, Eskişehir'de sadece bir AVM değil; irade gücünün en çok sınandığı yerlerden biri. "Sadece bakacağım" diye girip, çıkarken poşetlerle yakalananların sayısı az değil. Ama bazen bütçe net konuşur ve çözüm şudur: Espark'a girmeden de alışveriş hissini yaşamak.
1. Vitrinlerle Yetinmeyi Öğrenmek
Espark çevresindeki mağaza vitrinleri, içeri girmeden de yeterince fikir verir. Kombinleri incelemek, sezon renklerine bakmak ve "bunu evde benzerleriyle yaparım" demek, pencere alışverişinin temel refleksidir.
2. Yürüyüşü Amaç Edinmek
Espark çevresi, alışveriş bahanesiyle yürüyüş yapmak için ideal bir alandır. İçeri girmezsen, harcama ihtimali de ortadan kalkar.
3. Kahve Tuzağından Kaçınmak
"Bir kahve içeyim" cümlesi, genellikle zincirleme harcamaların başlangıcıdır. Kahve daha sonra, daha ucuz bir yerde içilir.
4. Alışveriş Listesini Zihinde Tutmak
Plansız girilen AVM'ler, plansız harcamalar üretir. Liste yoksa alışveriş de yok. İhtiyaçla istek arasındaki fark burada belirginleşir.
5. Kendine Hatırlatma Yapmak
Espark'a girmeden önce şu cümleyi içinden tekrar etmek işe yarar: "Bugün bakıyorum, almıyorum."
Sonuç
Espark'a girmeden pencere alışverişi yapmak, modern şehir hayatında bir hayatta kalma becerisi hâline geldi. Bazen en büyük alışveriş, hiçbir şey almadan çıkabilmektir.